Category: Gidecek Var

Karikatürize Gidecek Var.

0

3, 2, 1 ve Baskııı!

Bir Gidecek Var gelişmesiyle daha birlikteyiz.

Biraz sarkan kapak seçim, telif, tasarım sorunlarını 100% kendi tasarımımız olan ve #109 olarak da tanınan seçenekle noktaladık. Üzerine eklenecek yayınevi logosu ve birkaç düzenleme gibi teknik detayların haricinde her şeyin bitmiş olması bilhassa benim açımdan gayet rahatlatıcı oldu.

Önden sonra birde arka kapak var tabi. Özellikle ön için başkasının tasarımına burun kıvırarak yaklaşan ve kendi tararımının üzerindeki en küçük çizgiyi bile üzerinde düşünerek ekleyen biri olarak, arka kapağı metinleri haricinde yayınevinin hayal gücüne bıraktığımı söyleyebilirim. Hem zaman, hem de ön kapakta yaşanan fazla “üzerine düşmeleri” önlemek adına mantıklı bir karar olmuşa benziyor. Eh, sonuçta son onay olarak bir bakış hakkım daha olması da, bir diğer dayanak olarak karşımda duruyor.

Arka kapak metinleri ise, gidecekvar.com adresindekilerin düzenlenmiş hali ile küçük bir bio’dan oluşuyor. Zaten Gidecek Var logosu dahil “öylesine” yaptığım şeylerin dönüp dolaşıp nihai hallere dönüşmesine o kadar alıştım ki, oturup sıfırdan bir şeyler karalamak gereksiz geldi. İyi bir şey di mi bu?

Ve baskı. Evet sıradaki aşama nihayet ve nihayet baskı. Süre olarak her zamanki gibi net bir tarih vermeyeyim ama bir ayı geçmeyeceğini umduğum bir zaman diliminde Gidecek Var en azından kendisi için gelecek var diyebilecek.

Kod adı 109 ile sizi baş başa bırakıp sizlere, yazıyı yazma anıma ithafen iyi akşamlar diliyorum. Umarım ki sıradaki Gidecek Var yazısı “Gidecek Var çıktıııı!” temalı olur 🙂 Görüşmek üzere..

0

Gidecek Var Okuma Dosyası

Merhaba tekrar. Gidecek Var’ı, Cinius Yayınları’na teslim edişimin üzerinden bakıyorumm… Evet; bir aydan az fazla bir süre geçmiş.

Yayın sürecinin heyecanını paylaşmak adına, önümüzdeki hafta Gidecek Var’ın okuma dosyasının tarafıma ulaşacağını söylemek isterim. Nedir bu okuma dosyası diyenler için kısaca özetlemek gerekirse; kitabın yayınevine teslim edilişinin ardından son profesyonel değişikliklerin yapıldığı hali diyebiliriz. Baskı aşamasından önceki bu son kopyayı okuyup vereceğim onayla, nihai Gidecek Var, metin dosyası olarak oluşmuş olacak.

İnsanın kendi kitabını okumasının daha hızlı olduğunu düşünürsek hafta içerisinde bu onayı vereceğimi, en azından sahibi olduğum tek boş alan gecelerimi feda edeceğimi söyleyebilirim. Devamındaysa ön/arka kapak, ilgili metinler ve diğer minor formaliteler kalacak.

Bu uzun yolculuğumuzda son bir-bir buçuk aya giriyoruz kısacası. Güzel şeyler de oluyor ne dersiniz? 🙂

0

Gidecek Var & Cinius Yayınları

Merhaba. Birkaç hafta önce Gidecek Var yol haritasın son dönemeci niteliğindeki destekli kişisel yayıncılıkla ilgili kararımı açıklamıştım.

Aradan geçen süre zarfında editöryel ve baskı süreci için gereken belgelerle görselleri hazırlayarak (tabi biraz da zaman yaratarak) Gidecek Var’ı, Cinius Yayınları’na teslim ettim.

Şu andan itibaren benden çıkmış olsa da Gidecek Var’ın hangi aşamalardan geçeceğine de kısaca değinmek istiyorum. İlk olarak gözden geçirilip son hale getirilmiş olan Gidecek Var, yayınevinin editörleri tarafından bir kez daha okunarak deyim yerindeyse son ve profesyonel kontrol evresine girmiş olacak. Devamında sayfa düzenleri/kapak tasarımı gibi görsel işlemler ve son olarak da baskı aşaması var.

Rakamlar çok farklılık göstermekle birlikte 1-1,5 ay kadar editör işlemleri ve yaklaşık bir ay da görsel ve baskı işlemlerinin sürmesini tahmin ediyoruz. Yani kaba bir rakam vermek gerekirse; yoğunluğa göre en erken iki, en geç üç ay içerisinde Gidecek Var kanlı canlı (ya da kitap kokulu :)) olarak raflarınızdaki yerini alacak. İlerleyen dönemde net tarihler oluştukça sizinle paylaşacağım.

İlk baskımız (büyük bir beklenti ama umarım son olmaz) 1000 adet olacak ve önde gelen kitapevleri ve elbette online satış yapan kitap sitelerinde yer alacak.

Bu süreçte öyle veya böyle bir yer bulan herkese müjdeler olsun 🙂

0

Destekli Gidecek Var?

Tarihi doğrulamak için düzenleme günlüğüne bakıyorum ve evet; aşağı yukarı tahmin ettiğim tarihe yakınmış.. 14/11/11 idi Gidecek Var’ın yayınevlerine basılı halde gönderiliş tarihi.

Beklemelerde, belli bir şeye inanmada veya herhangi bir sonu bize bağlı olmayan durumda.. İnsanın kafasında bir tarih olmalı derim ben, en azından kendi kendime. Sonuçta “ölene kadar” tabirini hak edecek çok az şey var ve hayatın oyununda bir noktada ipleri ele almak gerekir mantıken. Gidecek Var’ın yayınevi arayışı için bu süreyi 6 ay olarak planlamıştım ve tarihe bakıyorum.. 9 ay olmuş neredeyse. Gelen birkaç olumsuz/teşekkür eden dönüşün ardından sessiz kalanlardan da ümidi kestirtebilecek bir zaman dilimi; benim sabır standartlarımda.

Biraz buruk bir giriş oldu sanırım bundan sonra yapacaklarımıza geçerek durumu eşitlemeye çalışabiliriz. Şimdi, tamamlandıktan sonra Gidecek Var’ın (ve belki de her romanın) temelde üç seçeneği oluyor. Online, destekli kişisel yayıncılık ve bildiğimiz yayıncılık. Online roman olma seçeneğini başta elemiştim ona hiç değinmiyorum. Bildiğimiz yayıncılık da girişte açıklamaya çalıştığım bölümdü. Ee geriye ne kaldı? Destekli kişisel yayıncılık.

Destekli kişisel yayıncılık kısaca kitap masraflarının karşılıklı anlaşma sonucu varacağınız belli bir kısmına yazar olarak bireysel katılımınıza dayanıyor. Bu sayede yayıncı, risk oranını azaltıp (hatta bazı durumlarda sıfıra indirip) kitabınızı rahatlıkla yayınlayabiliyor ve kitap, normal bir yayın seçeneğindeki gibi kitapçılardaki yerini alıyor. Açıkçası ilk deneyimimi de göz önünde bulundurarak Gidecek Var’ın somut, basılı halini görüp onu okurlara bu şekilde ulaştırmayı düşündüğüm ilk andan beri en ağır basan seçeneğin destekli kişisel yayıncılık olduğunu biliyordum ama diğerini de denemek, açıkçası kullanmayı sevmesem de bir “zorunluluk” idi.

Şimdilik isim vermek istemiyorum ama destekli kişisel yayıncılık anlamında Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinden birinde şu an Gidecek Var. Kaba bir hesapla, incelenip anlaşmanın yapılabilmesine bir ay desek, bir o kadar da baskı aşamalarına koysak yaz sonu (yani yine o meşhur Eylül gibi) güzel yerlere gelmiş olabiliriz. Gelişmeleri taki… Bu gidişle zaten isteseniz de kaçamayacaksınız 🙂

0

Gidecek Var Düzenleme Günlüğü

14/11/11
GVF11-1V1111-12’nin hatrı sayılır kopyası, muhtelif yerlere dağıtılmak üzere basıldı ve ilk yayınevi yollama macerası başladı.
http://www.facebook.com/media/set/?set=a.202908976451215.50516.114566838618763&type=3

13/11/11
18:14 – Gidecek Var’ın kapsamlı düzenleme & aktarma maratonunun üzerine sadece 2 günde kitabı tekrar bitiren çiçeği burnunda danışmanımızın bulduğu hatalar da Gidecek Var’ın son PDF’i üzerinde halledildi. Bu sayede mevcut yeni kopya: GVF11-1V1111-12 oldu. Önümüzdeki hafta (hatta aksilik olmazsa yarın) yaklaşık 10 adetlik yeni kontrol kopyalarının basılması hedefleniyor. Kontrol etme olanağınız varsa birini size ayırabiliriz. https://tolgaerbak.com/iletisim adresinden yazın..

14:00 – Vardığı yer -şimdilik- aynı kalsa da, Gidecek Var’ın resmi sayfası http://gidecekvar.com/ olarak değişti!

Gün #5 (9/11/11)
12:50 – Ve düzenlemelerin tamamın Gidecek Var’a aktarıldı. Yeni güncel sürüm: GVF11-1V1111-9 oldu. Artık gönül rahatlığıyla yayınevlerine okutulabilecek bir kopya var elimde. Bugün-yarın güncel kontrol kopyası olarak bastırılmalı..

Gün #4 (8/11/11)
23:35 – Günün son aktarım maratonunda 99. sayfaya geldim. Yarına sadece 35 sayfa kaldı ve planın ilerisinde gitmek her zaman harika..

18:53 – İkinci aktarım oturumunun sonu. Gelinen nokta 68.

15:34 – İyi bir yemeğin ardından düzenlemeyi aktarmaya başladım. İlk 30 sayfa tamam.

14:00 – Ve 135 A4 sayfası tamam. Küçük imla hataları dışında yapıya müdahale etmek gerekecek sadece 2 bölüm olması sevindirici. Gün içerisinde düzenlemeleri aktarmaya başlıyorum. Yarın son PDF sürümü büyük ihtimalle hazır olur.

11:00 – 120 sayfa tamam. Gün içerisinde kontrol bitecek.

Gün #3 (7/11/11)
19:00 – Arada 10 sayfa daha geçtim şu an 90’dayım. Bugün 10 sayfa daha giderim diye düşünüyorum. Dünkü hedefime ulaşacağım böylece ama iyi gidiyor..

16:00 – 15 sayfa daha geçildi.

12:00 – Kalktım. Kahvaltı ve duştan sonra GV’deyim. 10-12 arası 25 sayfa molalarla birlikte. Fena değil..

Gün #2 (6/11/11)
22:00 – İstanbul’da boşalamadı gitti. Tatilciler şehirde kalmayı tercih etmiş anlaşılan. Neyse geldim, yaklaşık 40 A4 sayfasını incelemeyi tamamladım. Ne çok ne de az zaman alıyor. Esas maraton yarın olacak. Totalde 130 sayfa var A4 olarak. Yarın 100’lere gelmeliyim.

Gün #1 (5/11/11)
14:00 – Fosforlu kalemimi elime aldım, ilk çizgimi atmıştım ki İstanbul’a gitme teklifi geldi. GV*, dostum seni bir gün daha erteleyeceğim..

* GV; kısaca Gidecek Var tabi ki 🙂

Gidecek Var‘ın baskı öncesi -en azından bana düşen- son düzenleme maratonunu 4-5 günlük tatili fırsat bilip başlatıyorum. Live blog tadında bu sayfayı güncellemeye çalışacağım.. Üzerinde çalıştığım sürüm GVF11-1V911-17.

0

Gidecek Var Hakkında Bilmedikleriniz

Tolga Erbak’ın ilk romanı Gidecek Var bildiğiniz üzere tamamlandı. Düzenlenme ve devam eden süreci http://gidecekvar.com adresinden takip edebileceğiniz Gidecek Var’a birde Tolga’nın dostları olarak dışarıdan bakalım dedik ve başta Tolga olmak üzere hepinize güzel bir dosya derledik. Şunu da belirtmek isteriz ki ikimiz de, Gidecek Var’ın danışmanları, yani onu çıkmadan önce okuyabilen azınlık içinde yer almıyoruz. Tamamen sizin gibi, sizin gözünüzle ancak Tolga’yı biraz daha bilerek bu satırları kaleme alıyoruz.

İlk olarak artık çoğu kişinin bildiğiyle başlayalım: Gidecek Var başlangıç olarak Tolga için deyim yerindeyse “eğlencelik” bir çalışma idi. Hatta Limon Sözlük’te şu an yer almasa da Tolga “Limon roman” olarak yazarların katılımıyla oluşturulabilecek bir hikaye olarak görmüştü Gidecek Var’ı… 2010’un ilkbahar aylarına tekabül eden bu sürede Tolga, o zaman ismi “One to Go” olan Gidecek Var’ın ilk kısmının 5 bölümünü yazarak güzel bir altyapı oluşturdu ve bir gece, bu altyapı sözlükten kaldırıldı. Ne olduğu ne bittiği konusunda uzunca bir süre sonra açıklama yapan Tolga bu çalışmanın başlangıç için fazla profesyonel bulunduğunu söyledi. Kim bu yorumu yapmıştı bilmiyoruz. Ama kensdisinden başka henüz katılanın olmadığı Limon roman projesi artık tamamen Tolga’nındı.

Sonra isim konusunda “sen İngilizce mi yazıyorsun"lardan sıkılan Tolga’nın aklına bir yemekte geldi "Gidecek Var”. Kafasında gezinen One to Go’ya uyan ismin çağrışmasıysa bir taşınma hikayesi aslında. “O gidecek, bu gidecek” derken Tolga’nın “homeless” olarak güncellediği statüsünü belki de apayrı bir noktaya taşıyordu. Gidecekler… Gidecek Var.

Karakterler konusunda da çok merak edilenler var. Mesela neden yabancı isimler geçiyor gibi. Gidecek Var’ın Londra’da geçmesi buna cevapken esas konuya geliyoruz. Kim bu karakterler? Kişisel olarak Tolga yorum yapmayacağını söylese de kitabın tanıtımında gördüğümüz Rico, Zyta, Helen, Carla, Aaron gibi karakterlerden en az üçünün gerçek hayattan alındığına inanıyoruz. Elbette bu noktada kitabı okuyan danışmanlar daha net bir şeyler söyleyecektir ama zamanında Tolga’nın kendisinin ima etmesinden, gerçek Zyta’nın kitabın üç veya dördüncü kısmına kadar okuduğunu çıkarabiliyoruz.

Birde September var elbet. Gidecek Var’ın kurgusal dergisi. Tolga’nın 2006-2007 yıllarındaki online dergisi EDergim’den dergilere olan ilgisini September’a da aktarması çok iyi olmuş gibi duruyor. Merve’nin September’ın sende bir yeri var mı sorusuna hafifçe gülümseyerek uzağa bakan Tolga “keşke September benim olsaydı” karşılığını vermiş. Bu kitapta gerçekten duygular var.

Duraksamalar… Her proje gibi Gidecek Var’ın da 1,5 yıllık üretim döneminde çok iniş-çıkışları oldu ve kitap, ilki Tolga’nın yurtdışında olduğu ve ikincisi bu yıl başlarında olmak üzere iki kez birden fazla ay hiç yazılmadı. Bu konu daha konuşulabilir olduğundan bizzat Tolga’ya sorduk ve ilki için “hava değişiminin iyi geleceğini sanırsınız ancak şansınız %50’dir.” yanıtını aldık. İkincisi içinse yorum yapmak istemeyen Tolga’nın aksine kaynağa çok güvenmesek de Gidecek Var’ın temasına ters düşen ama Tolga’nın Gidecek Var’a karşı dahi olsa tercih edebileceği bir dönemde olduğunu duyduk. 11 bölümünden 9,5’i tamamlanmış kitaba büyük yazık olacakken Tolga’nın bir haftada kitabı bitirmesi kuşkusuz çok iyi oldu ama buna karşı neleri kaybettiğini konuşmak istemiyoruz.

Ve on birinci bölüm. Gidecek Var yarıdan itibaren 10 bölüm olarak ilan edilmişti ancak “Yarınlar Ülkesi” olarak anılan 11. bölümün eklenmesi çok ama çok ani alınan bir karar olmuş. Tolga’nın blog’undaki güncel bir yazının başlığı da yarınlar ülkesi ve Tolga, bu benzerlik için “Benzerlik değil. İçeriğinin aksine yarınlar ülkesi, son dönemde yaşadığım en büyük yok oluş ama her yok oluşun bir başka başlangıca sebep olduğunu da biliyorum. Onun için Gidecek Var’da yaşayacak. Gidecek Var da benzer şeylerden yaşamıyor mu zaten?” ifadelerini kullandı. Gerçekten yorumsuz ama bir o kadar da derin.

Şimdilik sizler için derleyebildiklerimiz bunlar. Eğer kitabı okur ve içeriği hakkında daha net bilgiye sahip olursak ne kadar haklı veya haksız çıktığımızı görebiliriz elbet. Tolga muhtemelen şu an gülerek okuyordur ama ne olursa olsun bize bu çıkarımlarımızı çok merak ettiğini söyleyerek paylaşmamıza yol açmasını sevinçle karşılıyoruz.

Gidecek Var bitti. Hadi gelsin artık. Gelecek var :))

Merve Deniz & Emre Kırtaş.

0

Gidecek Var Tamamlanma Raporu

Derin bir “oh” çekerek söylüyorum ki 11/5/2010’da başadığım ilk romanım (ve umarım son olmayacak) Gidecek Var, bugün; 14/9/2011’de bitti.

Tarih aralığına şimdi baktığımda insan hayatı için bir kitaba ayıracak çok zaman değilmiş gibi geliyor ama yazarken, harflerden yüzlerce sayfaya kadar ilerleyen süreç sizi çok bağlıyor. İlerleyişi kafanızda kurduğunuz halde bazen öyle bir kilitleniyor ki süreç; devam etmemek demeyeyim ama kısa vadede bu süreden çok ama çok uzayacağınızı düşündüğünüz de oluyor. Başlarda planlı bir gidiş düşünsem de bu zorlukları yaşadıkça finali, ilki yaz başlarına ikincisi de sonbahara olmak üzere iki kez ertelemek zorunda kaldım. En nihayetinde zaten hiçbir kalıba uymamacasına, biteceği an bitti.

Biraz teknik notlara gireyim.. Gidecek Var’ın tamamlanmış hali, dökümüne resmi sayfasından ulaşabileceğiniz 11 kısımdan oluşuyor. İlerleme raporunda da belirttiğim gibi bu işe başlarken 15 kısım düşünmüştüm. İçeriklerin daha doyurucu olması bu sayıyı 10’a indirirken tamda bugün, kısa süre önce yazdığım bir yazı Yarınlar Ülkesi‘nden ilham alarak bir detay daha eklemeye karar verdim. Sadece bir bölümden oluşan ve yazımla aynı ismi taşıyan Yarınlar Ülkesi, Gidecek Var’ın on birinci ve son kısmı oldu. Finalde açıklamam gereken bazı şeyleri aradan belirli bir süre geçtikten sonraki halleriyle anlatan bu kısım, bir okur olarak kitaplarda sevdiğim bir detay olması yönünden de kişisel olarak hoşuma gitti. Umarım sizler de o anda noktalanan onuncu kısım yerine, geleceğe ışık tutan bir finalle on birinci kısımda biten Gidecek Var’ı daha çok seveceksiniz.

Sayfa sayısı olaraksa hedeflere bağlı kalarak 11 punto’da 130-150 Word sayfası yazdım üç aşağı beş yukarı. Kitapların genelde kullandığı formata yakın A5 büyüklüğünde ise bu rakam iki katı yani düzenlenme öncesi kaba bir hesapla Gidecek Var, 300 sayfa civarında bir kitap olacak.

Esas soruya geliyoruz.. Bundan sonra ne yapacağım?

Öncelikle yukarıda bahsettiğim sayfa düzenini sağlamak için kısa bir süreye ihtiyacım var. Yoğunluğuma bağlı olarak en fazla bir hafta kadar sürebilecek bir iş bu. Ardındansa Gidecek Var’ın PDF ve en az 10 kadar basılı kopyasını hazırlayarak yayınevleriyle iletişim kurmaya başlayacağım. Danışman arkadaşlarım eğer isterlerse bu basılı kopyalardan kendilerine de bir tane ayarlayabilirim; bu konuda bana haber vermeleri yeterli.

Açıkçası üzerime düşen kısım bunlardan ibaret gibi.. Bundan sonra yayınevlerinin geri dönüşlerini bir süre beklemeyi planlıyorum. Şimdilik bu süre ne kadar olur bilmiyorum ama çok uzaması durumunda yayın için diğer katılımlı alternatifleri değerlendirerek Gidecek Var’ı daha fazla geciktirmemeyi düşünüyorum.

İlerleme raporunu da benzer şekilde bitirdim ama bana yardımcı, destek, ilham, veya her ne olursa olsun bu uzun yolda benimle olan arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Tek başına emin olun ki çok daha işin içinden çıkılmaz bir süreç olurdu.

Gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğim..

0

Gidecek Var İlerleme Raporu

Merhabalar. 11 Mayıs 2010 günü başladığım roman projesi Gidecek Var‘ı, sanırım bu blog’u takip edip de duymayan kalmamıştır. Ne yalan söyleyeyim, gerek ilk denemem olması gerekse de o dönemde oyalanacak bir şeyler aramamdan dolayı başlarda çokta ciddiye aldığım bir proje değildi, ta ki ilk örneklerimin edebiyat dünyasından anlayan kişilere ulaşana kadar..

“Bu baya profesyonelce olmuş Tolga” temelinde aldığım geri dönüşler, taslaklarını “One to Go” olarak andığım Gidecek Var’a önce kendine yaraşır bir Türkçe isim, bana da bu işle, en az aldığım yorumlar kadar profesyonelce ilgilenme olanağı sağladı. Devam eden zamandaysa zaten son dönemecine yaklaşan okulum biterek beni oyalandığım dil vb işleri saymazsak Gidecek Var ile tam da bahsettiğim gibi “profesyonel bir şekilde” yalnız bıraktı.

Aslında bu tarz bir bilgilendirme yazısını kendime ve Gidecek Var’ı takip eden dostlarıma, romanım yarılandığında falan yazmak istiyordum ama roman yazmak öyle büyük bir macera ki inanın içerisine bir kez adım attığınızda nerelerde olduğunuzu kestiremiyorsunuz. Kafanızda bir başlangıç noktası, birde buğulu bir son var ve o sona ulaşmaya çalışırken kelimenin tam anlamıyla kendi yarattığınız dünyada yeni yerler keşfediyorsunuz. Karakterlerin neler yaşayabileceği teknik olarak genel çerçevede belirlenir gibi gelirken, her bir bölümün size açtığı sürprizler belki de başlarda hayal bile edemediğiniz yerlere varmanızı sağlıyor. Siz de sanki yazar değilmiş gibi uzaktan nelerin ortaya çıktığını heyecanla izliyorsunuz. Eminim taslaklarımı okuyan biri, genel tutarlılığını koruyan hikayenin dışında sürpriz yaşamıyordur ama yazar için durum gerçekten çok farklıymış. Okurlara da bu duygunun yarısını aktarabilirsem iddia ediyorum ki bu kitabı bir “eser” olarak nitelendirebiliriz.

Neleri nasıl yaşadığımızdan sonra esas bahsetmek istediğim ilerleme konusundan da bahsedeyim. Gidecek Var’ı, her biri yaklaşık 9 bölümden oluşan 10 kısım olarak planlıyorum. Bölümler örneğin ilk kısım için 5 gibi bir rakamla sınırlıyken en kalabalık yedici kısımda 11’e kadar çıktı şu ana kadar. Ama ortalama 9 rakamı her kısım için tutarlı bir ortalama veri sağlıyor. Genel kısım oranını da, kitabın şu ünlü yarılarındayken 12 veya 13 olarak planlamıştım ama gerek hikayenin toparlanması, gerekse de laf kalabalığıyla sayfa sayısının şişmemesi adına 10 kısımı, her şeyin yerli yerinde olması için yeterli buluyorum. Klasik bir kitap baskısını kabataslak A5 olarak düşünürsek 9’ar bölümden 10 kısmım yaklaşık 300 sayfa civarı olacak diye tahmin ediyorum.

Şu sıralar sekizinci kısmın ortalarındayım ve muhtemelen 2011’in Haziran ayı içerisinde -yani başlangıcından 1 yıl + 1 ay sonra- Gidecek Var bitmiş olacak. Kitabın başlangıç/orta bölümlerinin aksine şu an finale kadar çoğu şey kafamda net ve artık açıkçası kurgulamaktan başka bir şey kalmıyor.

Tabi bu “bitirmek” de biraz kağıt üzerinde bir kavram. Baştan sona tekrar okumak, baskı aşamasına geçene kadar sayfa düzeninin olabildiğince sağlanması ve varsa hataların giderilmesi de zaman alan şeyler. O yüzden 2011’in sonuna kadar elimdeki “taslağı” bir “kitap” haline getirmeyi umuyorum.

Başladığım günden bitireceğim güne kadar üzerimden desteklerini esirgemeyen tüm dostlarıma tekrar tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. Hem yazar olarak beni, hem de siz değerli okurları tatmin eden bir Gidecek Var’a fazla zaman kalmadı.. 😉

0