Category: Samsung Galaxy S4

KitKat

Bildiğimiz üzere Android’in Jelly Bean’den sonraki pazarlama taktikli alfabetik sıralı K’si; 4.4 KitKat, kısa bir süre önce Samsung Galaxy S4 için yayınlandı. Bunu kutlamak adına, hızlı bir ilk bakış yapalım:

image

1,5 GB’lık bir dosya yüklemesinin ardından yaklaşık beş dakikada Samsung Galaxy S4’e kurulan Android 4.4.2’de ilk dikkat çeken şey kuşkusuz üst taraftaki bildirim bölümündeki pil simgesi. Google’ın genel Android uygulaması olarak Samsung’un tüm Android modellerinde gözüme batan yeşil pil simgesinin beyaza dönmesi şık olmuş.

KitKat çıkmadan önce abartılarak reklamı yapılan kilit ekranındaki kamera simgesi, Samsung’un zaten var olan kilit ekran kısayollarıyla ezilirken, 4.3 ile gelen Hangouts-SMS birleşimi de KitKat’ın yenilik hanesinden bir özelliği daha çalmış.

image

En faydalı ve göze batan özelliklerden biri, döküman ve fotoğrafların yazıcıya gönderilmesi ve PDF olarak kaydedilmesi gibime geldi. Bununla beraber Galaxy S4 için Android 4.2’den beri her güncellemede değişen klavye biraz daha evrimleşmiş. Ama her evrim iyi olacak diye bir şey yok elbet. 4.3’ün klavyesi kişisel favorim olmak üzere sıralamayı şöyle yapardım: 4.3>4.4>4.2.

Onun dışında I9500 model Galaxy S4 için konuşacak olursak, hız anlamında bir değişiklik olduğunu söyleyemem. Stock Android’in biraz altında, klasik mevcut model Samsung Galaxy S performansı. Aslında S3’lerin güncel halini gördükten sonra, tanıtılan S5 ile birlikte S4’te de bir miktar yavaşlama olur muydu diye düşünmedim değil ama problem yok.

image

Kısacası KitKat, büyük bir pazarlama taktiğinin yanında ufak güncellemeler barındıran bir Android sürümü. Fazla bir şey beklemeden kendinizi bırakabilirsiniz.

14/3/2014
Güncelleme #1: İlk bakışı atlattıktan sonra aşama aşama yenilikleri görmeye devam ediyoruz.

İşime baya baya yarayacak bir şey buldum; varsayılan uygulamalar. Android’in varsayılan uygulama seçtirmesi 4.4 öncesi bildiğimiz üzere uygulama yöneticisinden yapılıyordu. Program ekleyip kaldırma temel işlevinin yanında özellikle de belirli bir amaç için kullanılan programları bilmediğinizde koca listede oradan oraya gitmek hayli kullanışsızdı. Ama varsayılan uygulamalarda launcher dahil belirtilen ana işlev çerçevisinde seçilecek programlar harika düşünülmüş.

Ve bir gereksizlik; kendi kendine gelen Line. Tamam WhatsApp’ı Facebook aldı ama piyasayı Line’a bırakacak kadar da düşmedi henüz di mi? Blakis, last seen’in artık Android için de kapatıp açılabilmesiyle yol bile katetti. Line, işletim sisteminin içerisinde gelmek için iyi para vermiş olmalı. Sildim gitti 🙂

0

Samsung Galaxy S4 İncelemesi

Ah şu teknoloji dünyası.. Hiç dur durağı yok değil mi? Galaxy S III incelemesi yapıp iOS gezegeninden Android dünyasına ilk girişim daha dün gibiyken, bugün karşımda selefinden daha dik başlı bir S4 duruyor. iPhone 5‘e karşı tercih edip etmeyeceğime de sanırım bu yazı sonunda karar vereceğim.

Şimdiii, kağıt üstünde genelde her yeni modelin olduğu gibi S III’e göre pek bir şey sunmuyor. Benzer bir tasarım, içinde bulunduğu ana uygun donanım güncellemeleri ve çoğunu geçmiş modellerin de elde ettiği yazılım güncellemeleri.. Açıkçası telefonu ilk elime aldığımda baya baya Galaxy S III gibi geldi, ta ki açana kadar.

Açtığınızda ne fark olabilir bu kadar etkili olabilecek? Tabi ki ekran.. İtiraf etmek gerekirse parlaklık hariç Galaxy S III’ün ekranını iPhone 5’in ekranına oranla daha iyi buluyordum. Herhangi bir fotoğrafla zaten bu farkı çok rahat anlayabilirsiniz ki Galaxy S serisinin dördüncü üyesi, bu konuda büyüleyici bir fark yaratmış. Yani açıkçası tarif edilemez bir şey bu, şöyle diyim teknik olarak gözünüzle baktığınız alan, ekran karşısında sanki birkaç adım gerideymiş gibi duruyor. Bu “gerçek hayat” karşılaştırmasını ilk olarak iPhone 4 zamanı retina display ile özellikle yazılarda hissetmiştim ama Galaxy S4’ün ekranı, rakamsal detaylara boğulmadan söylemek gerekirse işin boyutunu imgelere kadar ulaştırıyor. Bu konuda iPad ¾’te bulunan retina display de baya başarılı ama telefon bazında S4 bir ilk. Güzel bir şey tabi..

Telefonun boyutları konusuna geçecek olursak; Galaxy S4’ün 5" ekrana sahip olacağı söylentileri ilk çıktığında zaten yeterince limitte olan S III boyutlarına açıkçası daha ne ekleyebileceklerini merak etmiştim. 5" boyutlarında ekran doğru çıktı ama boyutlar, telefonun incelmesi dışında aynı geldi. Alt taraftaki home/back tuşlarının alanından biraz yenmiş olsa da, Samsung’un amiral gemisi S serisi için kasa standartını koymuş olduğunu anlayabiliyoruz. Daha büyükleri için Note ve hangi kafayla üretildiğini çözemediğim Galaxy Mega’lar falan kullanılacağa benziyor.

Eh biraz da Galaxy S4’e özel bir şeyler konuşalım derseniz air gestures konusu güncellemeler perdesinin önünde sahne alır. Açıkçası havadan eliimi sallayarak fotoğraflar arası dolaşmak pek mantıklı gelmiyor ama şu eliniz batıkken telefon çalması olayını yaşamayan yoktur. Kişisel olarak bu durumu cevaplamama bahanesi olarak kullanıp pek geri dönmem ama arayanın kimliğine göre şöyle elinizi telefonun üzerinden geçirip direk speaker’dan konuşmaya başlamak da çok işe yaramaz bir özellik gibime gelmedi. Aynı şekilde gelen mesajlar için de geçerli. Arada bir işe yarar yani.

Diğer akıllı telefon beklentileri arasında da tek tek saymaya gerekmeksizin Galaxy S4’ü sağlam bir yere hatta çoğu konuda en üst basamağa koyabiliriz diye düşünüyorum. Bununla beraber kişisel olarak yine belirlediğim en zayıf nokta Android. Yani nedendir bilmiyorum ben beğenmiyorum bu işletim sistemini. S III zamanında baya alışmaya çalıştım ve iPhone 5 kararımdaki esas etki Android’in başıma ördüğü çoraplardı. S4 ile 4.2.2 Jelly Bean geliyor sanırım ve yine böyle harika işler yapabilecek bir cihaz sayesinde kendisine katlanacak geniş bir kitle olacak. Bilemiyorum, telefonlarda bu kadar işlemci/ram hesabı yapılan günler geldiyse işletim sistemi tercihini son kullanıcıya bırakan telefonlar da yakındır belki.. Bu arada Google’ın stock Android içeren bir Galaxy S4 hazırladığını da hatırlatmak lazım. Tabi Samsung’unkini sonuna kadar daha avantajlı görüyorum bunu da hatırlatmak lazım.

Biraz da pazarlama.. Öncelikle romen rakamlarından 6’dan önce vazgeçeceği düşünülmeyen Samsung, “S IV” yerine basit olarak “S4” dedi ve bence Japonların 4’e olan uğursuz yakıştırmalarına rağmen ilginç bir adım attı. Bunun dışında başlı başına “S4” markasının “S4 mini” ve “S4 mega” gibi seçenekleri olacağı konuşuluyor. S III’te başlayan mini furyası bana göre flagship olarak anılan bir seri için gayet gereksiz. S III mini baya baya S II ayarı bir telefondu ve şekli dışında Galaxy S III ile hiçbir alakası yoktu. S4 mini de bu formatta geleceğe benziyor. Satışa faydalı, imaja zararlı bir seçim. Uygulama devam ettiğine göre para daha ağır basıyor diyebiliriz. Mega da aynı şekilde. Zaten gereksiz bir Galaxy Mega serisi varken S4 Mega da çıkarsa artık Samsung bile modelleri ayıramaz gibime geliyor. Telefonları takip etmek için pazar ismi “S4 XYZ” yerine I9500 gibi model numaraları, şu an için daha mantıklı gelmeye başladı.

Sonuç olarak gidip satınalma opsiyonum dışımda elime geçen bir cihaz olduğu için iPhone 5 ile Galaxy S4 arasında yol ayrımında olduğumun sinyallerini vermiştim. Ama yeni yenidir ve yakın zamanda değiştirdiğim mail hesabımın sistemine de güvenerek S4 hatrına Android’e bir kez daha katlanabileceğimi düşünüyorum. Yine baya bir şey keşfetmek için taklalar atacağız ama insanda heyecan yaratan bir cihazla bu işin bir yere kadar teknoloji insanlarına zevk verdiğini söyleyebilirim. O değil de ben kapak sevmez/kullanamazdım ama black mist S4 ve komple arka kapak yerine takılan orange flip cover pek uyumlu oldu. Bir süre böyle gidelim bakalım 🙂

0