Category: Game of Thrones

Game of Thrones’un iki finali

Yazı, Game of Thrones 8×05 spoiler’ı içerir.

“Her bölüm bir final” kavramı her ne kadar ilk duyuşta ağız sulandırsa da Game of Thrones gibi bir yapımın 6 bölüme sıkışan final sezonunu ele aldığımızda işler biraz değişiyor.

Hadi bölümleri biraz daha eleyelim ve Game of Thrones 8. Sezon 5. Bölüm itibariyle iki final bölümü şeklinde ele alalım.

Bunlardan ilki elbette 8×03; The Long Night. Sen, ben, o düşünmeksizin yaşayan ordusuyla ölülerin ordusunun mücadelesi. Hatta hangi görüşe sahip olursa olsun (bu noktada Cersei politikalarını devre dışı bırakıyoruz) insanlık adına oradan toplanan “yaşayan ordusu” duygusunu o denli verebilen bir bölüm ki; aynı anda izlediklerinizden “bizimkiler” sözünü duyunca sizi hafifçe gülümseten bir etkisi var. Henüz ilk sezonda Ned Stark’ın ağzından duyduğumuz, Game of Thrones’un belki de mottosu olmuş “winter is coming”in winter’ı baya baya karşınızda. Nasıl bir bölüm olduğu zaten milyonlarca kez konuşuldu ama Game of Thrones gibi bir dizi dışında böyle bir etkiyi yaratan değişkenler sizce nasıl bölümde kullanılırdı? Sezon finali mesela? Gayet olası. Seri finali? Elbette ki mümkün. Peki Game of Thrones için bu bölüm nasıl anda kullanıldı? Son sezonun aradaki üçüncü bölümünde. İlk sezondan beri tüm insanlığı tehdit eden ve en derin kabusları yaşatan ölüler ordusu, Night King’in bir bıçak darbesiyle yok edilmesi sonucu bir anda tarih oldu.

Game of Thrones’un taht, Yedi Krallık çerçevesindeki genel hatları gereği bunun esas final olmamasını anlamak güç değik. Hatta sonunda bu ana fikre inen bir senaryo oluşup beklenenler dahilinde kabul edilebilirdi. Ancak bu kadar hızlı bir final havası, ölüler ordusu için hızlı çekim oynayan bir film etkisi yarattı.

İkinci final ise 8×05; The Bells. Bu sefer gayet yaşayanlar arasında ve taht oyunları ismine yaraşır biçimde Yedi Krallık’ın Demir Taht’ı için olan, Daenerys ile Cersei arasındaki esas mücadelemiz var sırada. Jon Snow’un hızlı atladığı seviyeler karşısında egemenliği daha elde etmeden kaybetmekten korkan Daenerys adına psikolojik bir savaş da var bilinç altında. Buradan yola çıkarak gayet barışçıl bir finale sürüklenirken hikaye, “Madking soyu Madqueen ile mi canlanıyor” sorularını sordurtacak kıvama geliyor bir anda. Game of Thrones’un geçmiş yıllardaki ana karakter harcama geleneğinin azaldığı son dönemlere inat, kalan son bir bölüme fazla ihtiyaç kalmamacasına ölüyor pek çok sekiz sezonluk isimler.

Bazılarınca abartılı bulunsa da, ölülerin bölümüne kıyasla daha gerçekçi, başla-bitire daha uygun ve oldukça vahşi bir final izliyoruz, Tyrion’un duyulduğunda barışçıl bir teslimiyet olmasını umduğu çalan çanlara inat.

Game of Thrones’un seri finali bir adım uzaklıkta artık. Geriye ise “Daenerys mi Jon Snow mu” sorusundan başka pek bir şey kalmış değil açıkçası. Bu sebeptendir ki yayınlanacak bölüm final havasından çok Game of Thrones’un son bölümü sıfatı daha ağır basan bir gösterim olacağa benziyor. Senaristlerin teorilerden ne kadar etkilendiği bilinmez ama George R.R. Martin elini biraz çabuk tutup dizinin filmi geçmesine izin vermeseydi her şeyin daha yerli yerine oturacağı bir Game of Thrones final sezonumuz olacağı kesindi. Her koşulda 8 sezon, 9 yıl büyük heveslerle beklenen ve o intro müziği duyulduğunda pek çok şeyi unutturan uzun ve güzel bir yolculuktu.

0

GoT 4×10’a dair..

A’dan Z’te dizi spoiler’ı. Kitaba bu yaz geçiyorum 🙂

image

The Mountain’ın iyileşmesini kaygıyla izlemesi ilgimi çekti Cersei’nin. Tywin’nin yüreğine indirecek itirafları da cabası. Tabi yüreğine inen somut şeyleri saymazsak..

1 saat sürmüş ama genelde 15 dakikada bir dolaşma eğilimine giren bana bile başla/bitir yaptırttı Game of Thrones 4×10. Ne ile? Genel tempoya bakarsak çok şeyle de değil aslında.

image

Kitabı halen okumayıp gelişmelere şaşırma saflığımı bozmamış biri olarak, Stannis Baratheon’ın kargaları kurtarması pek ihtişamlı geldi. Hayır sahnede fazla bir şey yoktu ama her şeyin yabanilerin lehine şekillenme etkisine yeterince katılmışız demek ki. Bununla birlikte oturup Jon Snow ile “müzakere” dahi eden Mance’in yabaniliği konusunda şüphelerim var. Karakter iyi ama.

image

Finale özgü değil, son birkaç bölümdür Daenerys boş geçiyor.. Ki zamanında hani şehirlerin kapılarına dayandığında falan her sahnesinden zevk aldığımı söylemişliğim vardı. şimdi ise halk geliyor, dinliyor vs vs.. Koyun ve çocukların ejderha tarafından yakılması hikayesine kadar tekrara bağladı.

Brienne vs Hound. Heybetli bir karşılaşmaydı kuşkusuz. Ama uğruna savaştıkları Arya, kendi vereceği kararları artık kendi verecek evrede ve dövüşü anlamsız bırakıyor bu da. Hound’u bile sevdirebilecek bir aura var GoT kültüründe. Bunu gördük.

image

Ve Tyrion. Oberyn-Mountain meselesinden önce İlayda’ya demiştim galiba (baş GoT tartışmacılarımdan olur :)) kitabı okumadım ama buradan ölüme mahkum olursa Jaime o halde bırakmaz diye. Tuttu mu tuttu. Shae ve Tywin de Tyrion gibi kafa adamının yıllar yıllı aşağılanma bonusu. Babalar günün kutlu olsun Tywin Lannister 🙂

Ama Tyrion’u o tatar yayıyla ilk bir kadın figürünün yanında gördüğünüzde Cersei sandınız, itiraf edin 🙂

Birde çocuklar vardı di mi? Bölüm ismini sona sakladım. Ya da anlamsız bulmuş da olabilirim. İlla sezon finali fantastiklik akacak bir yerlerden. Bran çocuğum sen ne yollarına düştün böyle bilmiyorum ki? Hadi şu son dönemler Hodor’u falan kontrol edebilme yetilerine yeni alışmaya başlamışken ateş saçan iyi çocuk ve tahtımsı bir şeye kurulup “yürüyemeyeceksin ama uçacaksın” diyen bir adamden ne beklersin? Bir şeyler çıkar elbet de, finalden finale olacak iş değil bu.

0