Neler dönmüş Hobbit ya!

Spoiler; olmazsa olmaz!

Yüzüklerin Efendisi olarak bilinen The Lord of the Rings; 3 kitap ve 3’er saatlik üç (hep rakamla yazınca chat yapıyormuş havası veriyor) film olarak arz-ı endam etmişti. Bugün, dün veya bugünlerdeyse bir başka J.R.R. Tolkien eseri, Hobbit Peter Jackson’lanıyor. Tek kitap ama üçer saatlik üç film yine. Ve ilk karşımızda; The Hobbit: An Unexpected Journey.

Lord of the Rings’i okumadım. Ama okumama gerek bıraktırtmayacak bir görüşle istişareme göre, Mr Frodo gibi benim takılabileceğim bazı (belki) gereksiz detaylardan film(ler)de esamesi okunmuyorken kitap kurtları “yaa ne sığ yorum yapmışsın” tadında geziyorlardı etrafta. Kitaptan filme aktarma bla bla.. Ben de biliyorum olmayacağını ama 3×3 saat varsa önünde biraz hesap sorma hakkı neden Orta Dünya hayranlarının elinden alınsın ki? Ben Orta Dünya hayranı değilim çok net. Ama -en azından Hobbit için konuşursak- bir ay boyunca her gün izleyeceğimiz gün iple çekilirken (ya da ben o iple boğulurken :)) belki bir Orta Dünya sever avukatı rolü üstlenir gibi oldum diyorum. Zorlama sıfat oldu evet..

Hani şöyle Star Wars’un bize şu an hissettirdikleri kadar yıl, Orta Dünya beyaz perdelerimizin de üzerinden geçse, hafiften bir yeniden sıralama gerekir diye düşünüyorum. Lakin Hobbit, Lord of the Rings’in 60 yıl gerisinden bir hikaye tutturuyor. Biraz(?) paragöz/altıngöz cüceler, Lonely Mountain merkezli evleri, köyleri ve bilimum yaşam alanlarını vakti zamanında Smaug olarak anılan ejderhaya kaptırmışlar ve vahşi yaşama sürülmüşlerdir. Gel zaman-git zaman küçük dostlarımızın aklı tabi ki hep Yalnız Dağ’da. 2013’e selam olsun, bu cücelerimizden bir şekilde 13 tanesi toplanıp “yaa biz neden evimizi barkımızı bu alev makinesinden geri almıyoruz” diyerek beklenmedik bir maceraya atılmaya karar veriyorlar. Yanlarında da elbette akıl hocaları, zor zaman kurtarıcısı, yürek adamı, en naif duyguların insanı, büyücü Gandalf the Grey var. Ekibin son üyesi ise, Gandalf’ın pek ısrarcı tavrıyla ekibe katılan bir Hobbit; Bilbo Baggins. Aslında esere ismini verebilecek kadar önemli bir rolü ilk üç saat itibariyle pek göremedik Hobbit’imiz Bilbo’dan. Anlatıcımız falan filan ama cüce medeniyetinin kalbine giden bir yolculukta böylesine pasiflik, aşık usandırmıyor değil. Gerçi cüce lideri/kralı Thorin’i hafiften bir kurtarma sahnesi vardı ama kim olsa aynı şeyi yapardı etkisinden çok “vay be Hobbit’e bak” dedirtmesini yeğlerdik.

Pinti misafirsevmez Bilbo Baggins’in yemekleri temiz, ekip tamam, e haydi maceraya? Aynen öyle. On üç cüce, bir büyücü ve bir Hobbit çıkmış yola hesabı Lonely Mountain kazan, Orta Dünya kepçe gidiyoruz.. Cücelerin tek düşmanı da ejderha Smaug değil tabi. Hatta ilk film The Hobbit: An Unexpected Journey itibariyle Smaug sadece bir flashback. Yol üstünde Orc’lar gibi daha önce Thorin ve ailesiyle direk husumeti bulunan yaratıkçıklarla köşe kapmacalarımızla yüze Elf’lerin dostlukları bitmiyor. Bu noktada direk kitaba atış olacağı için böyle mücadelelerden kayıpsız çıkmanın gerçekçilikle ne kadar alakalı olduğunu (hele fantastikliğimiz tavan yapmışken) pek sorgulamak istemiyorum. Birkaç cüce kaybetsek ne olurdu? Burada konuşamazdım böyle.. Ayrıca Gollum’la yanıp tutuşanların “aaaa böyle mi olmuş” tavrı çok zayıftı. LOTR’te de Bilbo’nun yüzüğü Gollum’dan alışı az çok (hatta çoka daha yakın) resmedilmişti ve Hobbit’teki Gollum bana kalırsa en az bir kitabın üç filme dönüştürülmesi kadar ekonomik kaygı üzerine kurulu. (Based on a book’tan çıkma Tolgaaa!)

Oturdum, kaldım, gözlerimi kırpıştırdım, gözlerimi kapadım, esnedim, dirsek yedim, dalga geçtim vs vs.. O veya bu şekilde günümün sekizde birini ayırdığım The Hobbit: An Unexpected Journey için diyebileceğim tek şey sevdalıları için bulunmaz fırsat. Hobbit için gerçekleşmesini dilediğim tek temenni, LOTR’ın üç kitap üç film detay yoksunluğuna, tek kitap & üç film karışımıyla düşmemesi olacak. Aksi takdirde daha şimdiden başlayan ticari beklenti söylentilerinin esere olan olası önceliği, sevenler açısından da zararla sonuçlanabilir.

Bu arada şahsımı Orta Dünya’ya çekme çabaları sonucu düz baskıdan öte, ciltli ve illüstrasyonlu haliyle gelen hediyem için de ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Şurada kendi kendime cevap aradığım her şeye ve önümüzdeki iki yılın maceralarına böylece çok daha iyi ışık tutabileceğim. Film boyunca çektirdiklerim için üzgünüm. Sarsın/sarmasın önemsemeden, her yanıyla güzel bir deneyimdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir