Yedinci Pencere

Share

Ah evet Windows 7 olacaktı ama çok sıradan bir başlık olmaz mıydı sizce de? Aslında Windows 7 konusunu işlemek için bile bu kadar geç kalmışken sıradanlıktan bahsetmekte gereksiz ama öyle diyelim öyle olsun hadi.

Kim bilir bu yazıya kadar ne çok Windows 7 incelemeleri okudunuz hatta bireysel olarak testlerini yaptınız. Kişisel olarak “sen ne sunacaksın?” diye soracak olursanız “hiçbir şey” i büyük bir zevkle yapıştırırım. Çünkü bu yazıyı yazarken bile kendisini 24 saatten az bir süredir kullandığımı belirtmem gerekir ki bu süre bir inceleme için hiç de yeterli sayılmaz.

Bir zamanlar Sevilmeyen Pencereler diye, Microsoft’un işletim sistemlerinin tarafımdan algılanışlarıyla ilgili bir yazı yazmıştım. Bu yazıda genel olarak insanların sevmediği işletim sistemlerinin (ME, Vista gibi) benim çok hoşuma gitmesi ve sorunsuz kullanmam gibi bir tezat vardı ve Windows 7’yi baştan sevmeyeceğimin işareti gibiydi bu yazı. Bu denli geç terfi etmemin de altında ne diyim artık önyargı yatıyordu herhalde.

Önyargılarımda yanılmayı tercih etsem de sözün özü haksız çıkmadım yine. Negatif yorumlarla hakkını yemeyeyim Windows 7 gerçekten iyi bir sistem ama Vista’dan terfi eden birine yenilik sunmadığı da aşikar. Programların farklı işletim sistemlerine burun kıvırması da cabası. Bu uyumsuzluğu karşısında compatibility mode geyiğinin XP’den beri hala bir işe yaramadğını görmekse ayrı bir hayal kırıklığı. Driver’larda ise 7’nin iddialı olduğunu duymayan yoktur ve bu bağlamda HP Pavilion dv6885se notebook’umun (buraya yazıyorum bir daha aradığımda bakacağım, bilgisayarı ters-düz etmek zor geliyor :)) sadece ekran kartı anlamında o da Aero konusunda sorun çıkarması dahili olarak yaşadığım tek eksiklikti. Burada HP’yi de kınamadan geçmemek lazım çünkü kendileri 26/6/09’dan önce alınan bilgisayarlar için Windows 7 sürücü desteği vermeyi uygun görmemişler. Neyse ki Nvidia, HP’den bağımsız olarak ekran kartının Windows 7 uyumlu sürücülerini yayınlamış durumda ve kendileri gayet iyi çalışıyorlar. Yoksa Aero’yu kapatıp Windows Basic teması ile devam etmektense Vista’yı tercih edeceğim buram buram yazımdan okunuyordur eminim. Son sürücü uyumsuzluğu da (harici olarak) iPhone’un tethering özelliğinde çıktı. 3G uğruna İstanbul’daki ADSL’imi kapatmış birine yapılacak şey miydi bu Windows 7? Birde iPhone yani, Apple ile Microsoft’un yakınlaştığı şu güzel günlere yakışmadı hani..

Baştan da belirtmeye çalıştığım gibi bu yazı tam bir Windows 7 incelemesi olmayacaktı, olmadı da. Maksat Windows 7 hikayemi anlatmaktı. Mac’ten esinlenilme bir taskbar, Windows 95’ten sonra ilk defa değiştirilen paint ve çeşitli hataları giderip birkaç da göz boyayıcı özellik eklemekle yeni işletim sistemi demek bana çok saçma geliyor ve malesef 7 hakkındaki ilk izlenimlerim bu yönde. Sonraki dönemde eskiye dönme gibi tercihimin olacağını sanmıyorum ama Vista’yı beğenmeyip XP’den direk 7’ye geçen kalabalık kadar da hoş düşüncelere sahip olmadığımı belirtirim.

Son olarak, yakın zamanda birçok alanda öncülük yaratan Alihan‘a Windows 7 sponsorum olduğu için de teşekkürlerimi sunarım. KDV dahil 436 TL’lik bir ürün insanın başına saksı düşmedikçe hediye edilmez. Ayrıca Alihan’ın başına düşen çiçeği sulayan, besleyen ve balkonun en nadide sakat köşesine koyan ismini vermek istemeyen teyzemize de sevgiler sunarım. Korkma teyzeeee, mahkemeye vermeyecek kimse seni! 🙂

  • Şubat 27, 2010