Bonomo

Bu açılış, Türkiye gibi “hayatımız sınav” mantığına hayatlarının ortalama üçte birini feda eden bir ülkenin evlatları için gelsin:

Bonomo nedir?
A) Kuzey ve Güney Amerika arasında yer alan bir kanal
B) Kinder’in bir çikolata çeşidi
C) Orta Afrika’da yamyam bir kabile
D) Hiçbiri

Cevabı aslında yazının sonuna, şöyle tersten okunacak şekilde yazmak isterdim ama içeriğin tamamını da o anda yok saymam gerektiğini hatırlayıp buraya taşıyorum. Cevap: D, hiçbiri.

Tamam tamam farkındayım “hiçbiri” yanıtı da yetmedi. Öyleyse sadede gelelim. Bonomo, Türkiye’yi Mayıs ayında Bakü’de yapılacak olan 2012 Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edecek ismin soyadı. Birde adı var elbet: Can, Can Bonomo. (“My name is Bond, James Bond” gibi oldu :))

Şimdi darılmaca, gücenmece yok; Can Bonomo ismini dün ülkemizi Eurovision’da temsil edeceğini öğrendiğim ana kadar hiç duymamıştım. Sonuçta yerli isimlere pek alışık değilimdir, normaldir, falan filan derken sosyal medyaya da şöyle bir göz atayım dedim ve yalnız olmadığımı anlamam uzun sürmedi. Can Bonomo, ünü ülke sınırlarını aşıp bir yerlere ulaşmayı bırakın ülke sınırları içerisinde de yeni yeni tanınmaya başlayan bir isimmiş. Öğrenmiş oldum, öğrenmiş olduk.

Bu noktaya kadar hafif eleştirisel bir havada geldiğimin farkındayım ancak Eurovision’ın bizde algılanan değil de, dünyadaki yansımalarına bakacak olursak zaten bir şarkı yarışması olarak daha amatör sanatçı ve/veya gruplara hitap erriğini söylememiz yalnış olmaz. Son yıllarda artan kazanma hırsını biz dahil ellerindeki ünlüleriyle besleyen ülkeler yüzünden eminim bu görüş unutulmaya yüz tuttu ancak hatırlatacak birileri de vardır elbet ara sıra.

Hal böyle olunca Can Bonomo, ilk bakışta –en azından bana- kazanma abidesi gibi görünmese de mantık anlamında fena gelmedi. Türkçe-İngilizce hangi dilde bir şarkıyla katılıp Bakü’de ülkemizi temsil edecek bilemiyorum ama Bonomo, en başta Türkiye’de olmak üzere isminin sonuna eklenen “diye biri” ifadesini şimdiden atmışa benziyor. İyi tanıtım ha? Umarım ülkemizi de o iyi tanıtır..

Posted in Genel and tagged , , . Bookmark the permalink. RSS feed for this post. Trackbacks are closed.

7 Responses to Bonomo

  1. Cagla says:

    atiye baska bahara mi yine :d

    • tolga says:

      Oyle olmakla birlikte kimsenin umrunda olmadigini da anti parantez belirtmek lazim. (Hep bu kelimeyi yazmak istemistim)

  2. dAfnEmAniA says:

    Can Bonomo.. Evet.. yeni 1 yüz yeni 1 ses yeni 1 tarz.. yenilik güzeldir, yerindeyse..

    ben de bugüne kadar ismini duymuş fakat müziğine aşina olmamıştım hiç tıpkı senin gibi.. Eurovision muhabbetlerini incelediğimde ilgimi cekti 1 kliplerina bakındım, parcalarını dinledim falan filan. ilk olarak Kaan Tangöze tınıları duydum, sanki teenagerlara hitap ediyor gibi geldi, hareketleri dizi oyuncusuvari gibi. iticiklikle-sempatiklik arasında gidip geliyo. şimdi bu ilk izlenimim sadece. dinledikçe 1az değişti bu izlenimler.

    ama izlenimden öte bakıldığında,neler yapmış nelerde yer almış diye göz atınca gayet eğitimli ve müzik adına dolu 1i olduğu göze çarpıyor.secilmesi şans değil dedirtiyor.ama seçilmesine böyle 1 sebebin tek başına yeterli olabileceğini düşünmüyorum. farklı yönlere gidebilecek 1 yorum da yapmak istemiyorum. zira ucu bucagı olmayan mevzulara girmiş olabiliriz. fakat sadece “şans” değil.. “seçilmiş kişi” olduğuna eminim.

    ve sözümü beresit bara elohim et ha samayim ve et haaretz diye ayyy aman ben ne diyorum:))eumm evet şans verilmeli.. farklı tarzı desteklenmeli.. en önemlisi ülkemizi bizim adımıza temsil edeceği için haddini aşan yorumlar yapılmayarak, belki tatlı 1 dille ufak eleştiriler yapabiliriz.netice olarak motivesini düşürmemeliyiz. bilirsiniz, millet olarak meraklıyızdır kah gökyüzüne cıkarıp, kah yerlere düşürerek.. bu hataya 1 kez daha düşmeyelim, öncekilere yapılanlardan ders almısızdır umarım. bu sarkıdan 1 nane olmaz dedikleriniz derece alırken, öve öve bitiremediklerimiz orada mikrofonun azizliğine uğrayıp bizi tarumar ettiler. hoş İstiklal Marşını okuduğunda mikrofon da bozuk değildi ya neyse.. geçmiş gün. geleceğe bakalım. bilen bildiğini konussun bilmeyen ve benim gibi yeni öğrenenler ise, ilk izlenimlerini paylasabilirler. bu yorumlar yapıcı olmalıdır. zira yurtdısında görecekler de bizimle aynı durumdalar. yani onlar da onu tanımıyor ve ilk izlenim üzerine yorum yapacak, puan verecekler..

    ülkemize başarı ona da hayırlı calısmalar diliyorum, Can Bonomo’yu tebrik ederek sözümü tamamlıyorum. Mucu ;)

    • tolga says:

      Sonuna kadar katiliyorum. Ayrica yazidan saglam icerige sahip yorum cok da alisik oldugumuz bir durum degil.. Bir dahakine konuk yazarlik muessesemizi hesaba katabiliriz :))

  3. Mel says:

    can bonomo’yu çıkışından beri bilen biri olarak utanmasam eurovision’u yeni duydum diyeceğim. Bence bonomo’yu hafife değil, eurovision’u ciddiye alıyoruz. zira şarkı ve şarkıcı tanıtımında ziyade uluslararası turizm fuarı şeklinde işliyor süreç. türkiye’nin kazanmasına dair tek istekte bu olmalı bana kalırsa.
    can bonomo’ya gelince, internet üzerinden verdiği konserlerden, şarkı sözlerine kadar türkiye’de az rastlanan bir vokal bana kalırsa.. gogol bordello’yu hatırlatır bana hep. (belki de o yüzden çok severim) hafif gypsy, biraz funk, bolca özgünlük. avrupai bir havası olmasına rağmen bolca etnik tınıda kullanır. işte en güzeli de bu; nihayet bir şarkı esinlendiği ve tanıtımını yapmaya çalıştığını zannederek türkiye müziği diye arap osmanlı müziğinin ritimlerini zorlamayla şarkının ortasına yerleştirmek yerine, kendi özgün tarzı içerisinde etnik müzik kullanıcak. isterse derece alamasın, hatta bu yüzden dışlanadabilir, zira gurur meselesidir eurovision, Türkiye’de dumdumtıs dışı müzik yapıldığı görmek ve göstermek şahane. kendi şarkısından alıntıya, nihayet vermişler “sazı bonomo’ya” (ki bu şarkıda ağır romandan alıntı yapması onu çoktan benim gönlümün birincisi yapmıştır bile.)nacizane..

    • tolga says:

      Bugunku yorumlar iyice inandim ki benim yazimi alt etme seviyesinde :)

      Bu yaziyi Bonono ismini dun duyan biri olarak yazdim. Onu bilen, taniyanlar icin cok yuzeysel ve siradan gelecegini bilerek en azindan. Ama su da bir gercek ki bu yeni tanisma evresinde olanlarin cogunlugu beni buna yoneltti. Eurovision’in geldigi nokta anlaminda da esas amaca yonelik gayet olumlu bir secim gibi gorundu gozume. Ve her seyden haberdar olan bilincli semsiyenin ilk kez bu kadar disina cikip kulaga ilk nasil geldigini resmetmek (yazmak diyemedim) apayri bir deneyim oldu dogrusu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Copyright © 2012 Tolga Erbak